Artık 30’lu yaşlara geldiniz. Yıllardır aynı pozisyonda çalışıyorsunuz ve genelde yaptığınız işler hep aynı. Artık kariyerde yükselme zamanı geldi de geçiyor bile. Bi müdürlük fena olmazdı değil mi? Peki sizin kendinizde farkettiğiniz bu liyakati başkaları neden farketmiyor? Aslında bunun iki nedeni vardır. Ya gerçekten bunu haketmiyorsunuz (gerçekler acıdır ) ya da bu yetenek ve liyakatinizi

Büyük çağlı işletmeleri incelediğinizde artık sağlam temellere oturmuş bir kurumsal kültürün varlığını tespit edeceksiniz. Bir işletmenin büyüme yolculuğunda yapacağınız en büyük yatırım aslında kurumsal kültürün oluşturulması ve yerleşmesi olacaktır. Bu süreç çok iyi yönetilmesi ve ince ince işlenmesi gereken, sonucunda başarıya direk etki edecek bir süreçtir.   Modern yönetim anlayışında değişimi ve değişimden elde edeceğiniz

İK uzmanlarına mülakatlarda nasıl davranmalıyım sorusu yöneltildiğinde alacağınız en genel cevap “Kendin Ol!” olacaktır. İyi de bu ne demek? Kendi olmak ne demektir? Hadi, ters köşe yapalım. Kendin olmak ne demek değildir?   Konuşma Ağzına geleni söylemek, günlük hayatta bir arkadaşınla sohbet ediyormuşçasına rahat ve hatta geniş davranmak değildir. Profesyonel yaşam ile günlük hayat arasındaki

Mezun oldunuz ve kariyerinize ilk adımı atmak üzeresiniz. Kariyerinizin yol haritasını belirlemek için karar verme aşamasına geldiniz. Ya da kariyerinizdeki bir sonraki adımla ilgili önemli bir karar alma aşamasındasınız. Bu zor kararları verirken size yol gösterecek 3 soru vardır: “NE”, “NEREDE” ve “NASIL”. NE: En çok severek yaptığınız iş nedir? NEREDE: Bu işi yapmayı en

İşletmelerde başarıya ulaşabilmek için vazgeçilmez olan etkenlerden birisi takım çalışmasıdır. Eğer işletmede etkin ve doğru bir insan kaynakları yönetimi yoksa takım çalışmasından söz etme şansı ortadan kalkar. İnsan kaynakları yönetimi aslında birçok görevi üstlenmektedir. Birçok beklentiyi bünyesinde barındıran insan kaynakları yönetimi denince ilk akla gelen işe alım süreçleri ve eğitim başlıkları gelse de son dönemde

Her işyerinde yıldız çalışanlar vardır. Bunlar şirketlerin yazılı olmayan kurallarını sadakatle uygulamanın yanında hem kişisel hem de takımının başarısı adına zaman ve emeklerinden fedakârlık eden çalışan tipidir. Sizde yeni bir işe başladınız ve kalabalığın arasında parlamak ve göze çarpmak istiyorsanız aşağıda sıraladığımız birkaç ipucu ile bunu başarabilirsiniz. Dükkânı siz açın  Ofise ilk gelen siz

Mezun olmak her öğrencinin hedefi ve hayalidir. Bu hayale eriştiğinizde çok büyük bir mutluluk ve gurur duyacağınız kesin. Fakat ne yazık ki bu pembe tablo çokta uzun soluklu olamıyor. Çünkü mezuniyet sevincinin yerini bir süre sonra iş arama ve iyi bir kariyer yolculuğuna ilk adımı atma heyecanı alacaktır. Bu dönemde ciddi bir paradoks karşımıza çıkmakta.

Yönetim, en özet tanımıyla bir işi idare etmek sanatıdır. İnsanlığın varlığının başlangıcından bu yana toplumsal yaşamın en temel nesnesi olan ailenin yönetiminden uluslararası topluluklara kadar çeşitli boyutlardaki organizasyonların düzenli, organize ve amacı yolunda tutarlı şekilde yürümesi için planlama, yapılandırma ve yürütme fonksiyonlarının yerine getirilmesi faaliyetidir. Bu faaliyeti yerine getiren kişiler ise yönetici olarak tanımlanırlar. Liderlik

2012 yılında Deloitte tarafından yayınlanan “Surveying The Talent Paradox From The Employee Perspective – Çalışanların Bakış Açısıyla Yetenek Paradoksu Ölçümü” araştırma sonuçları çalışan sadakatinin liderlik ile bağlantısını bir kez daha net bir şekilde gözler önüne serdi. Araştırma verilerine göre 31 yaş altı çalışanların %26’sı gelecek sene içerisinde mevcut işinden ayrılmayı düşünüyor. Dünyanın farklı etnik bölgelerinde

İletişim becerisi hayatın her alanında başarının en önemli anahtarlarından biridir. İletişimin kilidini de konuşma yeteneklerinin açtığını söylemek yersiz olmayacaktır. Diksiyonun Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanımı “Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi” şeklinde. Bu tanımdan yola çıkarak diksiyonunuzun iletişim beceriniz ve dolaylı olarak kariyeriniz üzerindeki etkisi tartışılmaz şekilde ortaya çıkmaktadır.

Günlük yaşantımızı bir pasta olarak düşündüğümüzde en büyük dilimi mesai saatleri oluşturmakta. Günde en az 8-9 saatlik zaman dilimini mesai de dolayısıyla iş arkadaşlarımızla geçiriyoruz. En bilinen örneğiyle eşimizden, ailemizden çok daha fazla birlikte vakit geçirdiğimiz arkadaşlarımızla olan iletişimimiz performansımızı temelden etkileyen faktörlerden biridir. Son dönemde yapılan araştırmalara göre iş arkadaşlarıyla anlaşamadığından dolayı istifa eden

Genelde iş görüşmeleri öncesinde adaylar kendilerine yöneltilmesi muhtemel soruları düşünürler. Ne tür soruların geleceğini ve bu sorulara ne şekilde cevap vermesi gerektiğini planlamaya çalışırlar. Bu arada gözden kaçırılan bir detay vardır. Siz neden sorular sormayasınız ki? Bir yandan kafanızı kurcalayan o detayları öğrenmiş olmanın vereceği rahatlıkla görüşmeyi daha sağlıklı şekilde sürdürmek, diğer yandan da soracağınız

Doğru şekilde sonuçlandığında toplantılar herkesin işini kolaylaştırabilir. Sadece 5 dakikalık bir konuşma ile zaman ve para tasarrufu sağlayabilirsiniz. Ama çoğunlukla bu böyle olmaz, toplantılar sadece takviminizi doldurur ve zamanınızı boşa harcamış hissi verir. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre aylık rutin toplantılara ortalama 62 çalışan katılıyor. Bu toplantıların yarısı ise zaman kaybı olarak görülüyor. Bu verimsiz

Artık kendi işinizin patronu olma zamanı geldiğini mi düşünüyorsunuz? İstifa edip kendi işinizi kurmak ve girişimcilik kervanına katılmak gibi bir planınız varsa bu kararı vermeden önce çok iyi düşünmeli ve derinlemesine bir analiz yapmalısınız. Bu analiz esnasında kendinize sormanız gereken birkaç soruyu sizin için derledik. 1. Doğru zaman mı? Tabir yerindeyse yepyeni bir maceraya atılacaksınız.

Daha önceki yazılarımızda ilk izlenim hakkında bilgiler vermiştik. Nasıl ki şahsınızla ilgili ilk izlenimi en genel tabiri ile dış görünüşünüz belirleyecekse, özene bezene hazırladığınız özgeçmişiniz hakkındaki ilk izlenimi de tasarımı ve görsel bütünlüğü verecektir. Bu yazımızda sizinle özgeçmiş hazırlarken yazı tipi seçimi ile ilgili birkaç ipucu paylaşacağız. Bu konudaki tartışmalar uzun yıllardır devam etmekte. Öyle

YUKARI